Kronik Yorgunluğu Yenmek için Vervella

Kronik yorgunluk neredeyse çağımızın vebası haline geldi. Buna rağmen ne yazık ki kronik yorgunluğun hala tıp uzmanlarının birinci önceliği olduğunu söyleyemeyiz. Bu hastalağın tıp uzmanları tarafından henüz yeterince ciddiye alınmamasının bir nedeni belki de görünüşte hayati bir tehlike arz etmiyor olması. Diğer taraftan kronik yorgunluktan muzdarip olan kişilerin ya kendilerini tembel olarak tanımlamaları ya da aileleri veya çevreleri tarafından tembel olarak tanımlanmaları, hastaların bir uzmandan yardım almasını engelleyen önemli bir sorun.

Paylaş
Probiyotiklerin Beslenme Düzenindeki Önemi

Sindirim sisteminin önemli ögelerinden biri olan probiyotikler, bağırsak mikrobiyal dengesini düzenleyen canlı organizmalardır. Son dönemde önemi vurgulanan probiyotikler, ilk olarak ekşimiş süt ile keşfedilmiştir. Diare rahatsızlığı için de oldukça önemli bir öge olan probiyotikler, bağırsakların enfeksiyona karşı korunması ve iltihaplı hastalıkların önlenmesinde birincil öneme sahiptir.

Paylaş
Bağırsak Florası ve Beyniniz arasındaki İlişki

Prebiotiklerin ve dolayısıyla bağırsak florasının sağlığını korumanın etkilerine her yazımızda uzun uzadıya değiniyoruz. Ancak bu etkilerden öyle bir tanesi var ki başlı başına tüm hayatınıızı değiştirmenizi sağlayabilir. Bağırsak bakterilerinin beyin ile olan ilişkisi sizin günlük hayatınızı ve hatta kişiliğinizi bile etkileyebiliyor.

Paylaş
Neden Bağırsak Bakterilerimizi Beslemeliyiz?

İnsan vücunda toplam hücre sayısından 10 kat daha fazla bakteri olduğunu biliyor muydunuz? Bunun ötesinde, daha derine inerseniz, vücudunuzdaki insan DNA'sından 100 kat daha fazla bakteri DNA'sı bulunur. Bağırsağınızda biriken bu bakterilerin çoğunluğu sizin için çalışıyor. Yediğimiz yiyeceklerin sindiriminde, bağışıklık sistemimizi geliştirmede ve bizi zararlı bakterilerden korumada hayati önem taşıyorlar.

Paylaş
Hangi Prebiyotik Gıdaları Tercih Etmeliyiz?

Yosun (deniz yosunları) nadiren yenilir. Ancak, çok güçlü bir prebiyotik yiyecektir. Özellikle Ascophllyum Nodosum gibi kahverengi deniz yosunları başka hiç bir bitki de çok özel polisakkaritler içerirler. Deniz yosununun lif içeriğinin yaklaşık% 50-85'i suda çözünür fiberden gelir.

Paylaş
Prebiyotikler Hakkında Her Şey

Prebiyotik kelimesi son zamanlarda duyduğumuz ve lugatımıza yeni girmiş bir terimdir. Probiyotikler ile sürekli karıştırılmakta olup hala tam olarak ne ile yaradığı halk tarafından anlaşışmış değildir. Prebiyotikleri anlamak için öncelikle bağırsak florası ve probiyotiklerden bahsedelim.

Paylaş
Zengin Antioksidan Kaynağı Olarak  Ascophyllum Nodosum

Doğada bulunan geniş bir antioksidan çeşitliliği vardır ve çok çeşitli oldukları için farklı antioksidanlar vücudun farklı bölümlerine faydalar sağlar. Ascophyllum Nodosum’un içeriğinde antioksidan görevi yapan karetenoidlerden fukoksantin, polifenollerden phlorotannins, sülfatlanmış polisakaritlerden ise fukoidan, alginic acid ve laminarin gibi birden fazla özel bileşen bulunmaktadır.

Paylaş
Şeker ve Nişasta Neden Sağlığımız İçin Bir Tehdit

Sindirim sisteminiz, sindirilebilir karbonhidratın tüm hücrelerinize ulaşması için kanda glikoza dönüşmesini sağlar. Glikoz önemli bir enerji kaynağı olmasına rağmen, kanınızdaki miktarı ve karbonhidratları tükettikten sonra seviyesinin ne kadar hızlı yükseldiği, sağlığınızı etkileyen önemli faktörlerdir.

Paylaş
Bağışıklık Sisteminde Kahverengi Deniz Yosunu Etkisi

Deniz yüzeyine yakın bölgelerde üreyen ve en çok oksijen üreten organizmalardan olan kahverengi deniz yosunu, ışığın kolayca etki edebildiği bitkilerin başında gelir. Mineral, metaloid, vitamin, amino grup asit, lif ve klorofil bakımından zengin olan yosunlar, tıpta da sıklıkla kullanılır. Bağışıklık sistemini güçlendirme özelliğiyle her yaştan her cinsiyetin rahatlıkla tercih edebileceği yosunlar, sindirim sisteminin de en önemli aktörlerindendir.

Paylaş
Yeni Bir Sebze Çeşidi: Okyanus Sebzeleri

Okyanus sebzeleri fotosentez için güneş enerjisini kullandığından bitki olarak kabul edilir. Bununla birlikte, bir kara bitkisinde olduğu gibi kök sistemi yoktur; bunun yerine ihtiyaç duydukları her şeyi doğrudan çevrelerindeki okyanuslardan emerler. Muhtemelen en eski gıdalardır, deniz sebzelerinin bileşimi sağlıklı bir kişinin kan ve vücut sıvılarının aynası gibidir.

Paylaş