Bağırsak Mikrobiyomu Neden Sağlığınız İçin Önemlidir?

Vücudunuz trilyonlarca bakteri, virüs ve mantarla doludur. Bunlar topluca mikrobiyom olarak bilinirler. Bazı bakteriler hastalıkla ilişkili iken diğerleri aslında bağışıklık sistemi, kalp, kilo ve sağlığın birçok başka yönü için son derece önemlidir. Yani bazı bakteriler vücudumuza zarar verirken bazılar ise vücudumuz için son derece önemli yararlar sağlarlar. Bu makalede, bağırsak mikrobiyolojisine rehberlik etmeye ve sağlığınız için neden bu kadar önemli olduğunu açıklamaya çalıştık.

Paylaş
Prebiyotiklerin Şişkinlik ve Ödemi Önleme Etkisi

Prebiyotikler bir çok yazımızda bahsettiğimiz gibi bağırsak floramızdaki faydalı bakteriler olan probiyetikleri besleyen liflerdir. Bağırsak floramızın sağlıklı olması, bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını ve sindirim sistemimizin düzenli çalışmasını sağlar. Mide ve karındaki şişkinlikler daha çok hazımsızlık ve bağırsağımızın düzenli çalışmaması gibi sindirim sistemimizin düzenli çalışmamasından kaynaklanmaktadır.

Paylaş
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile Bağırsak Florası İlişkisi

DEHB semptomlarının beslenme ile ilişkisinden daha önce bahsetmiştik. Bugün özellikle bağırsak bakterilerinden bahsedeceğiz. Yapılan çalışmalar DEHB teşhisi konan çocukların büyük bir yüzdesinin yaşlarına kıyasla daha fazla bağırsak anormalliklerine sahip olduklarını göstermiştir. Bu noktada çocuklarla ilgili güçlü bir bağırsak sorunu olduğunu ve bunun büyük kısmını görmezden geldiğimizin farkına varmamız gerekiyor.

Paylaş
Probiyotik ve Prebiyotikler in Kolon Kanserinde Koruyucu Rolü

Sanayileşmiş toplumlarda, kolon kanseri, kanser ölümünün ikinci en sık görülen nedenidir (akciğer kanseri en yaygın olanıdır). Hayvan çalışmaları ile elde edilen verilere göre, muhtemelen metabolizma, bağışıklık sistemi veya diğer koruyucu mekanizmalar üzerindeki etkilerinden dolayı probiyotik bakteriler kolon kanseri önlemede önemli rol oynamaktadır. Fermente süt ürünleri tüketimi ile kolon kanseri riski arasındaki ilişkileri değerlendiren insanların durum çelişkili, bu durum ise probiotik bakterileri besleyen prebiyotik gıdaların yeterince tüketilmemesi dolayısıyla da probiyotiklerin arzu edilen etkiyi gösterememelerinden kaynaklandığı düşünülmekte.

Paylaş
Adet Öncesi Karın Şişkinliği ve Ödem

Adet Dönemi ve Öncesi Karın Şişkinliği, Ödem ve Karın Ağrıları Tıpta premenstrual syndrome ismiyle geçen ve kadınların regl dönemi olarak betimlenen adet dönemi, her ay kadınların yumurtlaması öncesi ve sonrasında ortaya çıkar. Vücutta şişkinlik, karın ağrısı, göğüslerde hassasiyet, baş ağrısı, mide bulantısı, ruhsal gerginlik, iştah açıklığı gibi belirtilerle kendini gösteren adet dönemi, kadınların en hassas dönemlerinin de başında gelir.

Paylaş
Ascophyllum Nodosum ve Sinir Sistemimiz

Daha önceki yazılarımızda DEHB semptomlarının çeşitli mineral ve vitamin eksiklikleri yüzünden tetiklenebileceğinden veya mineral ve vitamin eksikliklerinin DEHB semptomlarına benzer sorunlara yol açabileceğinden bahsetmiştik.

Paylaş
Vücudumuz Lifli Gıdalar’a Neden İhtiyaç Duyar?

Besinlerin kolay ve etkin emilimi için yardımcı olan lifler, son yıllarda sıklıkla sofralarımızda, menülerimizde ve diyet listelerimizde yerini almaya başladı. Yeterli miktarda lif tüketen bir kişinin, günlük kalori miktarı içine dahil etmesi gereken lifli gıdalar oldukça büyük önem taşıyor. Zira lifli gıdalar sağlıklı bir bünyenin, doğru çalışan bir bağırsağın habercisi.

Paylaş
Hangi Prebiyotik Gıdaları Tercih Etmeliyiz?

Yosun (deniz yosunları) nadiren yenilir. Ancak, çok güçlü bir prebiyotik yiyecektir. Özellikle Ascophllyum Nodosum gibi kahverengi deniz yosunları başka hiç bir bitki de çok özel polisakkaritler içerirler. Deniz yosununun lif içeriğinin yaklaşık% 50-85'i suda çözünür fiberden gelir.

Paylaş
Ascophyllum Nodosum’un Yetiştiği Yerler

Kahverengi deniz yosununun zengin içeriği bilim insanları tarafından kanıtlanmış olsa da içeriğini borçlu olduğu zengin su altı ortamından çıkarıldığı anda besin değerini kaybetmeye başladığı için doğanın bu inanılmaz armağanından yeterince faydalanamıyorduk. Vervella’nın kullanmış olduğu ve uzun çalışmalar sonucu keşfedilen özel teknik sayesinde bu sorun ortadan kalktı. Artık doğanın bize sunduğu şekilde bu mucize bitkiden yararlanabiliyoruz.

Paylaş
Bağışıklık Sisteminde Kahverengi Deniz Yosunu Etkisi

Deniz yüzeyine yakın bölgelerde üreyen ve en çok oksijen üreten organizmalardan olan kahverengi deniz yosunu, ışığın kolayca etki edebildiği bitkilerin başında gelir. Mineral, metaloid, vitamin, amino grup asit, lif ve klorofil bakımından zengin olan yosunlar, tıpta da sıklıkla kullanılır. Bağışıklık sistemini güçlendirme özelliğiyle her yaştan her cinsiyetin rahatlıkla tercih edebileceği yosunlar, sindirim sisteminin de en önemli aktörlerindendir.

Paylaş